Fofenk Turu

Herkese Merhaba,

Ben Berk Okyay. Emrah Çakar ile birlikte yaptığımız, 5 gün süren keyifli turumuzun detaylarını aktarmak üzere aşağıdaki metni sizler için hazırladım.

Öncelikle tur boyunca hangi ürünleri ve malzemeleri kullandığımı açıklamak istiyorum:

 

 

Tur boyunca ben 2018 model Giant TCR Advanced SL disk kullandım; Emrah ise 2013 model Giant TCR Advanced SL kullandı.. Ayrıca yine bu tura çıktığım Giant TCR Advanced SL modeli beni hiç yormadı diyebilirim. Yokuşlarda maksimum performans gösteren bisiklet, inişlerde ve düzlüklerde ise adeta uçuyordu. Sürüş için Pirelli’nin P-Zero Race 30mm tubeless lastiklerini kullandım, genel olarak soğuk asfalt ve bozuk yollarda performansından oldukça memnun kaldım. Yol tutuşu hem kuru zeminde hem de ıslakta oldukça iyiydi. Tubeless lastikler bilmeyenler için, lastiğin için sıvı ile dolu dolayısıyla herhangi bir delik açıldığında sıvı anında o bölgeyi kapatabiliyor. Tur boyunca hiçbir patlak ile karşılaşmadım. Bundan sonra bu lastikleri kullanmaya devam edeceğim. Kıyafete gelirsek, bu turda diğer turlarımda olduğu gbi Biehler’ in teknik kıyafetlerini kullandım. Tayt ve forma, uzun mesafeler için teri dışarı atan kumaştan tasarlanmış olup sürüş sırasında uzun süre hava alarak sürüş kalitenizi arttırıyor. Ayrıca Biehler ürünleri geri dönüştürülmüş malzemelerden tasarlandığı için de doğaya duyarlı bir marka olarak her zaman tercihim. Son olarak, bu uzun yeni serisini ilk kez kullandığım Pack2Ride çantalarından oldukça memnun kaldığımı söyleyebilirim. Özellikle yolculuk esnasındaki en temel ihtiyaçlarınızı karşılacak olan malzemelerin saklanması ve taşınmasını sağlayan çantalar, esasında sizin sürüş konforunuzu engellemeyecek, size çanta ağırlığı ile ekstra yük vermeyecek ve zorlu hava koşullarında sizi yarı yolda bırakmayacak nitelikte olmalıdır. Bu anlamda Pack2Ride ‘in çantaları hem tasarımı ve fonksiyonelliği hem de suya dayanıklılığı sayesinde bir bikepacking çantasından beklentilerinizi karşılayacaktır. 

 

 

Bu yolculukta ben , Pack2Ride çantalarının sele altı modeli olan Inova modelinin küçüğünü, Mira modelini ve Toprock modelini kullandım. Ayrıca kredi kartlarım ve paralar  koymak için Karman cüzdanını kullandım.

 

 

Toprock çantasını sürüş boyunca pratik ve hızlı enerji vereceğini düşündüğüm atıştırmalıkllar için (kuruyemiş, bar gibi) ; Mira’yı powerbank, şarj kabloları, dezenfektan, elektrolit tabletler için, Sele arkası Inova’yı ise aşağıdaki malzemeler için kullandım.

  • 1 adet iç lastik
  • Tamir bakım seti (1 tüp tubeless sıvısı, tubeless tamir kiti, iç-dış lastik yama setleri, japon yapıştırıcı, zincir baklaları, sibop dönüştürücü gibi)
  • sadece ucu olan diş fırçası
  • 1 adet yağmur şortu – kullandım
  • 1 adet mayo şort – kullandım(geceleri yatarken giymek için)
  • 1 adet buff – kullandım (Biehler)
  • 1 adet kolsuz içlik – kullandım (Biehler)
  • 1 çift uzun parmak eldiven – kullandım
  • 1 çift kol ısıtıcı – kullandım(son 2 gün tekini kaybettim ama güneye indiğimiz için kullanmama gerek kalmadı)
  • 1 adet yelek – kullandım (Biehler)
  • 1 adet ince yağmurluk – kullandım (Biehler)
  • 1 çift çorap – kullandım (Biehler)
  • 1 adet kısa kollu yazlık forma – kullandım (Biehler)
  • 1 adet tayt – kullandım (Biehler)

 

İlk Gün

Topçular – Kütahya

253km – 4427m

Turdan önceki gece 4 saat uyuduğumuz için sabah biraz geç kalkmıştık ve Kadıköy’den son dakikada Marmaray’a yetişip Gebze’ye vardığımızda yeni yeni kendimize geldik, neyseki Eskihisar-Topçular feribotu için beklemeden karşıya geçtik. 9.30’a doğru yola çıktık, yağmur yağmıyordu fakat yerler ıslaktı. Altınova’dan içeri girdiğimizde karşılaştığımız sis bizi doğaya kavuşturdu. Sabahın mahmurluğunu köy yollarındaki inişli çıkışlı yollar sayesinde üzerimizden attık. Harika manzaralar sisin içinde daha bir güzel görünüyordu. Bir yandan mesafeleri katedip bir yandan da ağzımıza bir şeyler atıyorduk. Bu arada yolda bulduğumuz para olayı tamamen bizim oyunumuzdu, paranın nereden geldiğini tabi ki söylemiyorum:) İznik’e gelince durup çorba içelim dedik ve daha sonra tekrar yola çıktık. Köy yolları çok bozuk olmasa da yeterince sarsmış olmalı ki Emrah arka ışığını düşürdüğünü fark ettiğinde artık çok geçti. İznik’ten Yenişehir-İnegöl, oradan da Domaniç-Tavşanlı üzerinden devam ettik. Yolda olmanın en güzel yanı size saf mutluluk ve saf tadı veren yol kenarındaki ağaçlar sanırım. Son tırmanış yaklaşık 1000m idi ve ondan sonra Kütahya’ya inişe geçecektik. İniş epey soğuktu, gece 12 gibi Kütahya’ya vardık, hava buz gibiydi. İç anadolu ayazını duymuştuk da bu kadar soğuk olacağını tahmin etmemiştik. Neyseki varmadan önce yolda ayarladığımız apart ile hızlıca görüşüp eve geçebildik ve gece saat 2 gibi uykuya daldık. 

NOT:Bu arada bu tip sürüşlerde apart evlerde kalmanın avantajı ev olması, çamaşır makinesi mutfak vs. gibi şeyler ve otel odasından büyük olması 2 kişi için gerçekten ideal oluyor.

 

 

İkinci Gün

Kütahya – Denizli

308km – 3400m

İkinci gün km olarak yolumuz uzundu fakat hem Kütahya’nın soğuğu hem de gece geç uyuduğumuz için sabah saat 10 gibi çıkabildik yola. İlk 150 km bin ana yoldan oluşu ve rüzgarın kafadan sağlam vuruşu sebebiyle oldukça hırpalandık. Hava karardığında sanki uzay yolunda bir şehir olan Uşak’a gelmiştik, burada ne olduğunu hala anlayabilmiş değiliz, orada kısa bir mola verdikten sonra karanlık köy yollarına girdik. Dar ve karanlık köy yolları size, kendinizi dinlemek, kendinizi sorgulamak için oldukça iyi bir fırsat bence. Gecenin geç saatlerinde buna mental ve fiziksel olarak zaman ayırabilmek Emrah’a da bana da oldukça iyi gelmişti. Bir süre sonra saatler ilerliyor ama sanki biz anda kalmışız ve kmler ilerlemiyor gibi gelmeye başladı.  220. km de saat gece yarısını gösteriyordu. Rotada ufak bir değişiklik planı yapmamız gerektiğini fark ettik, böyle durumlarda planlara sağdık kalmak kadar bedenin ihtiyaçlarını gözetmek ve gerektiğinde değişiklik yapabilme esnekliğini göstermek gerektiğini düşünüyorum. Biz de bu sebeple kmleri uzatıp tırmanışı azaltacak şekilde rotanın sonunu değiştirmeye karar verdik, tüm bu kararları Bekilli köyünde tatlı bir teyzenin yerinde çorbamızı, ruhumuzu ve bedenimizi doyururken uyguladık. Tabii hayat her zaman bu tatlılık ve doyurucu deneyimler sunmayabiliyor. Tekrar yola çıktık derken siyah bir minibüs yanımızdan delicesine geçti ve içeridekilerin  el kol hareketi yapmaya başlayarak durmamızı işaret edişleri ile birlikte gerçek hayata dönmüş olduk. İçimden bela geliyor dedim. Araçla aynı kişiler 2 defa daha  önümüzü kestiler, durmak yerine yavaş da olsa hareket halinde olarak sorularına geçiştiren yanıtlar vererek yola devam ettik. Sarhoşlardı ve sataşacak yer arıyorlardı ve bizi seçmişlerdi çünkü bizden başka kimse yoktu etrafta. Tedirginlik yol boyu devam etti, sürekli arkamızı kontrol ederek pedalladık, neyseki gelmediler. Tur bitimi bu gibi durumlar için önceden önlem olarak yakınlarımıza konum paylaşmak ve belki saldırı esnasında şerit değiştirmek, savuşturan, yıldıran sprey gazlar gibi alternatifleri taşımayı konuştuk. Neyseki, sabaha karşı 4 gibi Denizli’ye vardık ve bu maceralı günü de geride bıraktık.

 

Üçüncü Gün

Denizli – Acıpayam

85km – 1500m

Dün gece yine geç uyuduğumuz için öğlen 12 gibi pedallar dönmeye başladı:) Hedef buradan Fethiye idi. Fakat kara bulutlar görünmeye başlar başlamaz fırtınanın içinde bulduk kendimizi. Hem tırmanıyor, hem rüzgara meydan okuyor hem de ıslanıyorduk. Islanmayan yerimiz kalmadığında durmaya karar verip 85. km’de Acıpayam’da kalmaya karar verdik. Turun en kötü, en leş konaklamasını yaptık, tek iyi yanı çamaşırları yıkayıp kurutmamız olmuştu. Tabi rotayı tamamlayamadığımız için yeni bir rota çizmemiz gerekiyordu. Normal şartlarda Fethiye’ye varmamız gerekiyordu. Bizde ertesi gün Finike’ye güzel bir rota çizip dinlenip uyuduk. Bu arada o akşam kol ısıtıcımın tekini kaybettiğimi farkettim, yapacak bir şey yok, eksiklikler, yitişler ve kabullenişlerle yola devam dedik. 🙂

 

 

Dördüncü Gün

Acıpayam – Finike

215km – 3000m

Kötü bir evden mutlu ayrıldık çünkü güneş kendini gösterdiğinde içimiz ısındı,  sıcak içimize işlemeye başlamıştı. Dördüncü gün güneye, Finike’ye gidiyorduk. Turun kraliçe etabı bu olacak gibiydi. Dağlar, ovalar, sessizlik, yeşil kahve tonları her yanımızı sarmıştı. Turun en yüksek rakımına o gün ulaştık, 1850m. Yorgun değildik sadece huzur ve mutluluk vardı. Şeker gibiydik:) Tour Of Turkey bisiklet yarışının Elmalı etabını tersten çıkıp indik, mükemmeldi… Akşam 9 gibi Finike’ye vardık ve günü soğuk bir bira ile taçlandırdık. Artık tam anlamıyla güneydeydik. Geceyi güzel bir apartta geçirdik. Son güne hazırdık ama turun biteceğini bildiğimiz içinde garip duygular içindeydik. Bugün geçtiğimiz geçitler sırasıyla Gedik Geçidi 1481m – Dirmilcik Geçidi 1370m – Dirmil Beli 1595m – Göğübeli Geçidi 1850m – Avlan Beli 1105m

 

 

Son Gün

Finike – Antalya

145km – 2900m

Güne Finikeli teyzenin gözlemesini yiyerek başladık, karnımız doymuştu ve 10 gibi yola çıktık. İlk 20 km sahilde geçtikten sonra Mavikent’ten içeri girdik, sert tırmanışlarla başladık, hem hava sıcaktı hem de 5. gün olduğu için artık beden zorlanıyordu ama keyfimiz yerindeydi:) 2 tırmanıştan sonra günün ve turun en özel tırmanışına geldik, Olimpos Dağı… Deniz seviyesinden 1300 metrelere tırmanacaktık, merak içerisinde 2 tarafımız kocaman kayalarla çevrili kanyona girdik, büyülenmiştik. Virajlar o kadar güzeldi ki yorgunluk yerini meraka bırakmıştı. Tepede dağlar o kadar büyük görünüyordu ki kendimi karınca gibi hissettim. 20 km boyunca tırmandıktan sonra zirveye geldik ve bütün zirvelerde olduğu gibi inişten önce foto çekmeyi ve üstümüzü giymeyi unutmadık. Antalya’ya doğru inişe geçtik. 30 km de iniş vardı bu sefer, o da bitmek bilmiyordu. Sonunda Antalya’ya geldik, yeniden kaosa hoşgeldik . İnsanlar, arabalar beton yığınları. Kendimizi hemen otogara atıp otobüs bileti aldık. Tur burada bitti, aslında turdan dönen bizler için her şey daha yeni başlıyor diyebiliriz:) Bu turları herkesin katılacağı bir organizasyona çevirmeye karar verdik aslında, bu sene bitmeden 4,5 günlük bir tur planımız daha olabilir. 

 

 

Yazı ve fotoğraflar : Berk Okyay / Emrah Çakar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Free worldwide shipping over € 150!